Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, yoksulluğun önlenemez hale geldiğini buna bağlı olarak toplumun zeka seviyesinin gerilediğini belirtirken, 'Bu bir beka sorunu' ifadelerini kullandı.

Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Saltık, beyin ve zeka gelişiminin yüzde 95'inin yaşamın ilk 2 ile 5 yılı arasında gerçekleştiğini söylerken, Türkiye'de zeka ortalamasının 90 IQ'den 87 IQ'ye düştüğünü hatırlattı. Bu gerilemenin ülke için "beka" sorunu olduğunun altını çizen Saltık, 'Bir ülkenin çocuklarının beklenen zeka düzeyine erişememesi zeka fukarası, 'geri zekalı' demeye dilim varmıyor, zeka yetersizliği yaşamaları bu tabloda kaçınılmazdır. Bu durum o ülkenin geleceğini tehdit eden bir sağkalım (beka) sorunudur' ifadelerini kullandı.

Gazete Durum'dan İlknur Yağumli'ye konuşan Saltık, şunları söyledi:

Türkiye'de yoksulluk "miras" haline mi geliyor? Bu yoksulluk halk sağlığını kısa ve uzun erimde nasıl etkileyecek?

Anne babaların artık çocuklarına bırakacakları bir mal varlığı, bir maddi servet emekçi kesimler için büyük oranda artık yok. Aileler çocuklarına yoksulluğu miras bırakacaklar. Yanı sıra sağlıksız bir gelecek de bırakmış olacaklar. Anne karnından başlayarak yetersiz-dengesiz beslenmiş olacaklar büyük oranda. Türk-İş’in hesaplarına göre örneğin dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı 19 bin TL'yi aştı. Oysa Türkiye’de asgari ücret 4 bin 250 lira. Dolayısıyla yoksulluk sınırının dörtte birinin de altında asgari ücret! Bu insanların günlük olarak yeterli-dengeli beslenmesini geçelim, karınlarını doyurmaları bile neredeyse olanaksız oluyor.

GEBELİK DÖNEMİ

Yoksulluğun kısa ve uzun vadede halk sağlığını nasıl etkileyeceğine anne karnından başlayarak bakalım. Gebe bir kadın, gebe kalmayı planlayan bir kadın ve eşi, önceden birtakım sağlık incelemeleri yaptırmak durumunda. Örneğin diyabeti var mı, kalp hastalığı var mı, şeker hastalığı, hiper tansiyonu var mı, birtakım bulaşıcı hastalıkları var mı, aşıları tamam mı, beslenme durumu nasıl... Örneğin folik asit… Folik asit ucuz ve çok değerli bir besin ögesidir. Eğer gebelik döneminde bu vitamin eksik kalırsa gebelikten önce tamamlanmaz ise son derece ciddi doğumsal anomalilere yol açar folik asit eksikliği; nöral tüp defektleri... Omurga kanalının tam kapanmaması yüzünden omuriliğin açıkta kaldığı durum.

DENGELİ BESLENMEZSE OLMAZSA...

Gebelik döneminde anne yeterli-dengeli beslenmezse bebek aç kalır. Bebek, anne karnında aç kalır! Yani yaşama öyle handikaplı başlar ki daha annesinin karnında iken karnını doyuramayan aç kalan bir bebek. Yetersiz-dengesiz beslenme, ne denli handikaplı gördüğünüz gibi. Dolayısıyla bebek, 2 bin 500 gramın altında düşük doğum tartısı ile doğabilir. Bu, eğer gebelik zamanında tamamlandıysa gebenin o dönemlerde yeterli-dengeli beslenemediğini gösterir, açlığı gösterir! Gebelik döneminde annenin açlığını, bebeğin açlığını… Bu bebeklerin ölüm oranları çok yüksek. Hastalıklara dirençleri çok düşüktür, özellikle bulaşıcı hastalıklara, zatürreye, ishale yakalanma riskleri çok büyük ve yakalandıklarında da ölüm oranları oldukça yüksektir. Dolayısıyla büyük bir risk ve eşitsizlik söz konusudur. Büyük bir dezavantajla büyük bir eşitsizlikle dünyaya gelmiş olur bu bebekler.

Yaşamda kalma şansları çok düşüktür, yaşarlarsa sağlık sorunları yakalarını bırakmaz, daha kısa ve düşük nitelikli yaşarlar..

TÜRKİYE'DE ZEKA GERİLİYOR

Beyin ve zeka gelişiminin yüzde 95'i, yaşamın ilk 2 ila 5 yılında gerçekleşir. İlk iki yıl yeterli-dengeli beslenmeyen, aileden ve anneden yeterli sevgi ve ilgi görmeyen bebeklerin zihinsel gelişimlerinin çok yetersiz kalabildiğini yani zeka geriliğine bile uğrayabildiklerini söyleyebilirim. Son araştırmalara göre Türkiye'de zeka ortalaması geçtiğimiz yıllarda 90 IQ birimlerindeyken şu anda 87 IQ. Zeka düzeyimiz toplum olarak düşüyor. 87 IQ zeka ile 21. yüzyılda bir toplumun ayakta kalması olanaklı değil.

Zeka yönünden gerileyen toplum nasıl ayakta kalacak?

Ermeni Cemaati'nde kriz: Maşalyan'a sert tepkiler Ermeni Cemaati'nde kriz: Maşalyan'a sert tepkiler

Bu bebekler yeterli-dengeli beslenseler, iyi eğitim alsalar, psikolojik destek alabilseler, zihinsel potansiyellerinin en üst sınırlarına erişebilecek 100-120 IQ veya daha yüksek zeka seviyesine ulaşabilecekler. Bir ülkenin çocuklarının beklenen zeka düzeyine erişememesi zeka fukarası, "geri zekalı" demeye dilim varmıyor, zeka yetersizliği yaşamaları bu tabloda kaçınılmazdır. Bu durum o ülkenin geleceğini tehdit eden bir sağkalım (beka) sorunudur. Zeka yetersizliğinin yaygın olduğu bir toplumda, siz nasıl 21. yüzyılda ayakta kalacaksınız, Türkiye'yi nasıl bağımsız tutacaksınız, kalkınacaksınız, gelişeceksiniz?

TÜRKİYE'DE BODURLUK

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2018  verilerine göre 5 yaş altındaki her 15-16 çocuğumuzdan 1’inin boyu, yaşına ver cinsiyetine göre, beklenenin “çok” (2 standart sapmadan daha çok) altında. Bu tabloda kısa dönemde çocuk hastalıkları ölümleri artar, uzun dönemde beklenen ortalama yaşam süresi düşer. Yetersiz-dengesiz beslenme nedeniyle bu çocuklarımız “bodur” kalırlar, boyları çok kısa kalır. Elimizdeki verilerle en son 2018 TNSA raporuna göre, Türkiye'de yüzde 6-6,5 dolayında “bodur” çocuk var 5 yaşın altında. Yüz kızartıcı bir tablo bu! Bodur, yaşına ve cinsiyetine göre erişmesi gereken boyun çok altında kalandır. 2018 verilerinde Türkiye'de her 100 çocuktan 6'sının (5 yaşın altında), beklenen boyun altında bodur kalması yüz kızartıcı bir durumdur ve bu oran ayrıca Türkiye içinde bölgesel eşitsizlikler gösteriyor.