İmamoğlu, Ankara’da olan Ziraat Bankası ve Merkez Bankası gibi kuruluşların İstanbul’a taşınmasını eleştirerek, 'Tamam olacak, olsun. Ticaret merkezi olsun. Her konuda üstün olsun. Ama finans merkezi, binayla olmaz. İyi ekonomi yönetmek, bina yapmakla, saray yapmakla olmaz' ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş., kentteki 11’inci Bahçe Market’i bugün Ataşehir’de açtı. Ataşehir Bulvarı’nda faaliyete giren Bahçe Market’in açılışına, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ve Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas katıldı.

Açılışta konuşan Ekrem İmamoğlu'nun açıklamaları şöyle:

Bahçe Market’imiz, Ağaç ve Peyzaj şirketimizin güzel bir hizmeti. Bu tarz yerlerimiz, sadece bir market değil, aynı zamanda bir yeşil alan gibi tanzim ediliyor ve güzelliğiyle, çevreye verdiği moralle de etkili olması değerli. Buraya gelip, sadece alışveriş yapmak değil, böyle gezinmek bile, oradaki çiçekleri ya da ağaç türlerini tanımanın bile faydası olduğunu düşünüyorum. İstanbul, sadece insanlara değil havada, karada ve denizde yaşayan birçok canlıya ev sahipliği yapıyor. Unutmamamız lazım ki aynı zamanda biz dünyanın da birer parçalarıyız. Yani eğer ülkemiz adına güzel duyguları beslemez isek dünyaya da bir faydamız yok.

'MİLLETİMİZLE KARAR VERMEK İSTİYORUZ'

Baktığınızda; böyle güzel duygularla, böyle bir içten insanların varlığıyla var olmuş bir ortamda doğayı korumak, bahçeleri güzelleştirmek, memleketi güzelleştirmek elbette bizim gibi yöneticilerin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, ilçe belediye başkanı olarak sorumluluklarımız. Biz, bu şehirde yeşil alanları korumak, yeşil alanları güçlendirmek arzusundayız. Biz, bu şehrin her adımını, her anını güzelleştirirken sizlerle beraber o duyguyu beslemek ve doğru adımları atmak istiyoruz. Muhtarlarımızı dinlemek istiyoruz. Meclis üyelerimizi dinlemek istiyoruz. Milletimizi dinlemek ve onlarla karar vermek… Bakın, katılımcı bütçenin ikinci denemesini hep beraber harekete geçiriyoruz.

Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu 'adaylığına' dair ilk açıklama Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu 'adaylığına' dair ilk açıklama

'YÖNETİCİLER EMANETÇİLERDİR'

Vatandaşımıza rağmen, birtakım şeyler yapma konusunda inatlaşmıyoruz. İnatlaşamayız. Çünkü mülk sahibi biz değiliz. Mülk sahibi insanlar, toplum, vatandaş; bireyler değil, kişiler değil. Yöneticiler emanetçidir, yöneticiler geçicidir. Biz, 5 yıllığına seçildik. İyiysek bir daha seçiliriz. Battal Bey, üçüncü kez seçildi. Demek ki vatandaşımızın takdirini kazanmış, seçiliyor.

Dolayısıyla bizim sınav yerimizdir seçim. Ama öncesinde de hizmet alanıdır, 5 yıllık hizmet dönemi. O bakımdan vatandaşı yok saymak asla olmaz. Farklı düşünceyi yok saymak olmaz. Birbirimizi seçenler ya da seçmeyenler diye de ayıramayız. Seçenlere hizmet tabii ki önemlidir. Çünkü sizin destekçilerinizdir, oy vermişlerdir. Ama demokrasinin temeli nedir biliyor musun? Esas olan, size oy vermeyenlerin haklarını korumaktır. Size oy vermeyenlere daha hassas davranmaktır. Demokrasi onun için çok özeldir. Hatta demokrasinin en cesur hamlelerini ortaya koymak şarttır ki ülkemiz, milletimiz hep güzelliklerle buluşsun.

'SARAY YAPMAKLA OLMAZ'

Bütün bu güzel cümleleri kurarken karşımda kocaman bir bina yumağı var. Milyonlarca metrekarelik bina yumağı. Binaları yaparak, Ankara’da merkezi olan Merkez Bankası’nı, işte Ziraat Bankası’nı, şunu, bunu taşıyarak, ‘Dünyanın finans merkezi İstanbul’ diyeceksiniz. Tamam olacak, olsun. Ticaret merkezi olsun. Burası, kültür başkenti olsun dünyanın. Burası, sanatın başkenti olsun dünyada. Her konuda üstün olsun. Ama finans merkezi, binayla olmaz. İyi ekonomi yönetmek, bina yapmakla, saray yapmakla olmaz.

Oralara liyakatli yöneticileri koymakla mümkün olur. Akşam sabah zam haberi almanın sebebi, her gün hayatın pahalılaşmasının sebebi; elbette dünyanın zorlukları var. Elbette dünyada maliyetlerin artışı, engellenemeyen birtakım zorluklar var. Ama o değil tek başına. Siz, oradan en az hasarla nasıl sıyrılmalısınız? Ekonomiyi nasıl iyi hale getirebilirsiniz? İşte bu binalarla değil. İçine aklı başında, o işin uzmanı insanları koyarak mümkün kılabilirsiniz. O bakımdan ülkemizin güzel coğrafyalara, yeşil alanlara, parklara ihtiyacı olduğu kadar, liyakatli insanların şans bulduğu güzel bir düzene, güzel bir sürece de ihtiyacı var.

'İKİ KEZ YENDİK'

İsterdik ki görev yıl dönümümüzü 31 Mart’ta anlatalım. Ama ısrarla dediler ki ‘siz, bizi iki kez yenin’. Biz de iki kez yendik. Hep beraber bu bir avuç insana karşı, değerli halk mücadelesiyle beraber, oy veren, vermeyen herkesle beraber o bir avuç insana karşı büyük bir mücadeleyle kazanım elde ettik. 23 Haziran da onun yıl dönümü. 23 Haziran’da Yenikapı’ya sizleri bekliyoruz.

Niye, biliyor musunuz? Bütün halkımızı bekliyoruz. Orada, İBB’nin size daha önce servis edilmemiş, belki sunmadığı, bilmediğiniz şirketlerini tanıyın. Hangi hizmetleri yapıyorlar, hangi zorluklara rağmen neleri başarıyorlar? İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kendi çatısını tanıyın. Bağlı kuruluşlarını tanıyın. Yani İSKİ’yi, İETT’yi tanıyın. Aslında ne kadar büyük bir hacme sahibiz? Ne kadar güçlüsünüz? Beraberce bunu ayağa kaldırdığımızda, dünyanın en önemli şehirlerinin önünde bir kuruluşa sahip, bir güce sahip o organizasyon olduğunuzu fark edin. Eğlencemizi de yapalım orada. Gelin, 23 Haziran’daki bu yıl dönümümüze bizimle eşlik edin diyorum.”