CHP, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun dün duyurduğu başörtüsü ile ilgili 3 maddelik kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na getirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün sosyal medya üzerinden duyurduğu başörtüsü ile ilgili kanun teklifi TBMM’ye sunuldu.

Başvuru dilekçesinde “Kadınların Yürüttükleri Mesleğin İcrası Kapsamındaki Kılık ve Kıyafeti Giymek Dışında Herhangi Bir Zorlamaya Tabi Tutulamaması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini saygılarımızla arz ederiz.” ifadeleri kullanıldı.

4 İMZA İLE MECLİS’E SUNULDU...

Kılıçdaroğlu ve üç grup başkanvekilinin imzasıyla verilen dilekçenin ekinde TBMM’ye sunulan kanun teklifinin üç maddesi ise şöyle sıralandı:

MADDE 1- Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınlar, yürüttükleri mesleğin icrası kapsamında giyilmesi gerekli cübbe, önlük, üniforma vb. dışında kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz.

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Anayasa ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne atıfta bulunulan dilekçenin ‘Gerekçe’ kısmında ise şu ifadelere yer verildi:

Erdoğan'dan gündemi sarsacak İYİ Parti çıkışı! Erdoğan'dan gündemi sarsacak İYİ Parti çıkışı!

Türkiye'nin imzacısı olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi insanlık ailesinin bütün üyelerinin eşit ve devredilemez haklara sahip olduğunu açıkça belirtmiştir.

Anayasa'nın 2'nci Kısmı, “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir” ifadesiyle temel hak ve özgürlükleri güvence altına almıştır.

'AKSİNE LAİKLİK DİN VE VİCDAN HÜRRİYETİNİN TEMİNATIDIR'

Demokratik, laik hukuk devletlerinde bireylerin sahip olduğu dini inanç ve kanaat hürriyeti hiçbir sınırlamaya tabi tutulamaz. Laiklik, din ve vicdan hürriyetini engelleyecek biçimde yorumlanamaz; aksine laiklik din ve vicdan hürriyetinin kullanılmasının teminatıdır.

Dini konulardaki bireysel tercihler ve bireylerin yaşam tarzı devletin müdahalesi dışında olduğu gibi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 19'uncu maddesiyle teminat altına alınan ifade özgürlüğü, kıyafetini seçme özgürlüğünü de kapsamaktadır.

'TOPLUMSAL HAFIZADA OLUMSUZ İZLER BIRAKMIŞTIR'

Kadının kıyafeti başta; bireylerin yaşam tarzı, inancı ve etnik aidiyeti siyasetin konusu olmamalıdır. Geçmişte yaşanmış bazı baskıcı uygulamalar toplumsal hafızamızda olumsuz izler bırakmış, ayrıca siyaseten istismar aracı olagelmiştir.

Yakın geçmişimizde üniversite öğrencilerinin başörtüsüyle eğitim hakkı engellenmiş, kamuda kadınların başörtülü çalışmasına izin verilmemiştir. Benzer engellemelerin ve yasaklamaların bir daha yaşanmaması için her türlü önlemi almak Parlamentonun ve kamu idaresinin görevidir.

“KADININ KIYAFET SEÇME ÖZGÜRLÜĞÜNÜ GÜVENCE ALTINA ALMAK…”

Genelge, talimat, yönetmelik ya da diğer idari düzenlemeler ve hiyerarşik amirlerinin emirleriyle kadının ne giyeceğine ya da giymeyeceğine yönelik yapılmış zorlamalara son vermek ve kadının kıyafet seçme özgürlüğünü kanuni güvence altına almak için bu teklif hazırlanmıştır.

Teklif ile kadınlarımızın Anayasa ile güvence altına alınan kişisel ve mesleki kıyafet özgürlüklerinin korunması öngörülmektedir.

Bu kapsamda teklif ile;
– Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde görev alan ve her statüde istihdam edilen kadınların,
– Anayasanın 135 inci maddesine göre kurulan meslek örgütlerine bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınların, yürüttükleri kamu hizmeti veya mesleki faaliyetlerin gereği olan mesleki kıyafet, cübbe, önlük veya üniforma giymek dışında, herhangi bir zorlamaya tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmaktadır.

Böylece, kadın çalışanların kıyafetlerinden dolayı bir ayrımcılığa tabi tutulamamaları amaçlanmaktadır.