Partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Bahçeli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş'ı İstanbul ve Ankara'da görülen kar-sağanak sonrası yaşananlar üzerinden hedef tahtasına oturttu.

'POLİSE YUMRUK ATANIN TBMM'DE YERİ OLAMAZ'

Burada yaptığı açıklamalarda, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz'in bir polise yumruk atmasına ilişkin de konuşan Bahçeli, "PKK kontenjanından Meclis'e giren bir kadın milletvekili görevini icra eden polisimize adice yumruk sallamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nde askere, polise, masum vatandaşlarımıza saldıran, toplumsal huzuru bozmak, iç barış ortamını yıkmak için nifak saçan önüne gelene hakaretler yağdıran hiç kimse bu milletin mensubu olamaz. Mensubu olmayanların TBMM'de görev yapması zuldür, mahşeri vicdanda darbedir" dedi.

Aydeniz üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alan Bahçeli, "Kadıköy'de polise yumruk atan çürümüşün arkasında duran bellidir ve bugünkü CHP yönetimidir" şeklinde konuştu.

'MEZHEBİ ELEŞTİRİ DIŞIDIR'

Son dönemde AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dillendirmesiyle tartışma konusu olan 'siyasette kimlik' tartışmalarıyla ilgili de konuşan Bahçeli, "Kılıçdaoroğlu'nun mezhebi, etnik kökeni bizim siyasi eleştirimizin dışındadır. Mutlaka saygı gösterilmelidir" ifadelerini kullandı.

Bahçeli'nin açıklamaları şöyle:

"Sağanak yağışlar hayatın olağan akışını olumsuz etkilemiştir. Şiddetli yağışlardan dolayı hayat durma noktasına gelmiştir. Sel suları Ankara merkez ilçelerinde ev ve işyerlerini basmış, cadde ve sokakları sular altında bırakmıştır. Hem Ankara hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi sel taşkınları, mağduriyetleri vurgun yemişçesine seyretmiştir. Meteoroloji'nin tüm uyarılarına rağmen hiçbir adım atılmamıştır. Basiretsiz ve beceriksiz belediye yönetimleri bir kez daha sınıfta kalmıştır. Sakin ve emniyetli denizde herkes kaptanlık taslayabilecektir. mühim olan fırtınalı ortamda gemiyi limana yanaştırmaktır. Doğal felaketlerle mücadele, felaket esnasında değil ihtimal önceden değerlendirilip eşgüdüm halinde sahaya yansıtılmalıdır. Kar ve yağmur yağdıktan sonra yapılacak gayret boşuna emektir.

Ankara ve İstanbul tarihine pranga vuran altyapı eksiklikleri, siyasi ihtiras, organizasyon yetersizlikleri kısır gündemlerle mücadeleler bugünkü tablonun yegane müsebbipleridir. Türkiye'nin zillete düşmüş siyasetçileri, kötürüm belediye yönetimlerini hak etmemektedir. Hükümet İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerinin boşluğunu doldurmuştur.

'HDP'NİN KAPATILMASI...'

İstanbul Kadıköy'de aralarında HDP milletvekillerinin de bulunduğu bir güruhun İmralı canisini serbest bırakılması için yürüyüşe geçip, sokaklarımızı kirletmesi alçaklıktır. Üstelik PKK kontenjanından Meclis'e giren bir kadın milletvekili görevini icra eden polisimize adice yumruk sallamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nde askere, polise, masum vatandaşlarımıza saldıran, toplumsal huzuru bozmak, iç barış ortamını yıkmak için nifak saçan önüne gelene hakaretler yağdıran hiç kimse bu milletin mensubu olamaz. Mensubu olmayanların TBMM'de görev yapması zuldür, mahşeri vicdanda darbedir. HDP'nin kapatılması, AYM'nin adalete, tarihe, millete, şehitlere, ihmali mümkün olmayan bir görevidir. Türk Milleti bu kenelere daha fazla sabır ve tahammül gösteremez. Sayın Kılıçdaroğlu bu vahim manzara karşısında hala çıtın çıkmıyor, bir şey diyemiyorsun. Bu sessizliğini neye yoralım? Polise yumruk atan soysuzun yanında mısın?

'ARKASINDA DURAN BELLİDİR'

Kadıköy'de polise yumruk atan çürümüşün arkasında duran bellidir ve bugünkü CHP yönetimidir. Kılıçdaroğlu'nun CHP, eski CHP değildir demesi boşuna değildir. Zillet ittifakı rotasızdır, ruhunu ve siyasi onurunu kiraya vermiştir. Serok Ahmet'in Diyarbakır'da düzenlenen çalıştayda yaptığı konuşma bu çalıştaya PKK'lıların ve FETÖ'cülerin katılımı provokasyondur. PKK tezlerini savunacak kadar çukurlaşmıştır. Serok Ahmet, Türkiye'nin başına sarılmış beladır. Kumanda edilen mandacıdır, geçmişi ve geleceği ile siyasi kundakçıdır.

'ETNİK KÖKENİ ELEŞTİRİMİZİN DIŞINDADIR'

Kılıçdaroğlu'nun mezhebi, etnik kökeni, doğduğu yer bizim siyasi eleştirimizin tamamıyla dışındadır ve mutlaka saygı gösterilmelidir. Türk Milleti'nin hiçbir ferdi Türk, Kürt, Alevi, Sünni, inanan, inanmayan, laik, anti laik diye ayrılamaz. Ayrımcılığa maruz bırakılamaz. Kökeni, mezhebi, anasının dili ne olursa olsun bu millet benim, bu bayrak benim diyen herkes bizim kardeşimizdir. CHP Genel Başkanı’ın Alevi İslam inancına sahip olması onun için bir kayıp, handikap, utanacağı bir özelliği değildir. Bilakis, Alevi İslam inancına sahip olan kardeşlerimiz bizim can beraberliğimizdir. Mezhep üzerinden fitne çıkarmaya heves edenler fitnenin çıban başlarıdır. Aynı İttifak içinde Kılıçdaroğlu'nun alevi kimliğinden kaygı duyanlar, bunu da kamuoyu ile paylaşanlar sorumsuz olmakla birlikte milli birlik ve dayanışma ruhunu zedelemek isteyen provokatörlerdir. Bu yezit siparişini hazırlayan kimlerdir? Peş peşe gelen özür mesajlarının hiçbir inandırıcılığı, geçerliliği yoktur.

Canan Kaftancıoğlu davasında kritik gelişme! Canan Kaftancıoğlu davasında kritik gelişme!

ENFLASYON AÇIKLAMASI

Geçim sıkıntılarını biliyoruz ancak unutulmasın ki yoksulluk bir gün giderilir ancak vatan elden giderse bunun gidişi yoktur, son pişmanlık ise fayda etmeyecektir. Kimse merak etmesin, enflasyon çıktığı gibi inecektir."